5 Nisan 2009 Pazar

Telaş mı, Deneyim mi, Ders mi?



İşte geldiiiiiiiim burdayım....

Yoğun bir hafta sonu geçirdim. Sınavlarım nedeni ile iki gün Tekirdağdaydım.
Güneş, deniz, temiz hava, sıkıntı, telaş ve macera bir arada yaşadım.
Cumartesi sabah eşimle Tekirdağ'a doğru yola çıktık. Yollarda sınav nedeniyle korkunç bir trafik vardı. Trafik yoğunluğunu İstanbullulardan çok dinlerdik ama buralarda görülen durum değildi. Ne kadar sinir bozucu olduğunu bu hafta sonu tecrübe ettim. Trafiğin sıkışıklığı yetmez gibi birde yolda kaza olmaz mı? Yarım saat olan yola bir buçuk saatte çıkarttık Saat 08,55 da Tekirdağdaydık. Yani sınav saati gelmişti :( Biz okulun yerini bile bilmiyorduk. Sorduğumuz her kişi bize ayrı bir yer gösteriyor gittiğimiz her okul başka bir yer çıkıyordu. En sonunda bir taksici ile karşılaştık okulu bildiğini kendisini takip etmemizi istedi... Bizi öyle bir yere götürdü ki nerden girdik nereye çıktık gittiğimiz yer neresi? Her neyse bizi bir okulun önüne götürdü ve 'burası' diye işaret etti. Ben bir hışımla arabadan indim ve koşmaya başladım kapıya geldim ki ne göreyim o okul değil...
Sabah sabah şaka gibi....
Arabaya geri döndüm koltuğa yaslandım ve eşime 'çek sahile geç kaldık' dedim ki karşımıza bir çocuk çıktı aradığımız okulun az ilerde olduğunu söyledi... Umudumun bitti an Hızırın yetişmesi, mucize böyle bir şey olsa gerkti. Lastiklerden çıkan sesi, hızı görmenizi isterdim... çocuğun tarif ettiği yer doğruymuş okul karşımdaydı... Saat 9.05 olmuştu ve girmek için son dakikalardı koşarak sınıfa ulaştım. Sınava girdim ki ne göreyim sınav giriş kağıdım, kimliklerim arbada kalmış..... Sınıf 3. katta :) Hızlıca geri döndüm ama araba ve eşim ortada yok :( park yeri aramak için gitmiş.... Okul bahçesi sesimle çınladı 'Ömeeer nerdesiiiin. noluuur gel' bir yandan ağlıyorum, b,r yandan bağrıyorum....
Sesimi duyan eşim yüzünde korku, koşarak yanıma geldi, giriş belgesi elinde idi bana verdi... son bir ümit elimdeki kağıtla sınıfa dönerken dizlerimin bağı çözüldü ve merdivenlerden düştüm... dizlerim tutmuyor ve toparlanamıyor, kalkamıyorumdum öylece kalakaldım.... Bir yandan ağlıyor bir yandan 'Allahım bu sınava girmemi istemiyor musun?' diyordum. Ben yerde öylece dururken sınav gözetmeni halimi gördü ve gelip beni kaldırdı... 'Son dakika hadi koş 'dedi.... Sonunda sınıfa ulaştım...
Gidişim sıkıntılı idi ama sınavım çok güzel geçti...



Cumartesi hava çok güzeldi sabahki koşuşturmadan sonra eşimle attık kendimizi sahile..







Sabahki kötü kaderimi vurmak ister gibiydim...



Dört atıştan 2 balon vurdum :)



Sahilde gezerken Tekirdağın kadim dostuna rastladım. İşte bu pelikan... Okadar yaşlıki hala yaşaması onunla karşılaşmak beni çok mutlu etti....








Eeee Tekirdağ'a gidip o nefes, o meşhur köftesini yememek olmaz dimi ama :)

1 yorum:

Pınarın Kulubesi dedi ki...

İnan heyecandan kalbim atmaya başladı. Çok güzel anlatmışsın, sabah ki telaşı… kendim yaşamış gibi oldum okurken:)

Birazdan “bu bir kabusmuş, uyandım diyeceksin” diye bekledim, meğer gerçekmiş olanlar…

Neyse sonu güzel bitmiş en azından. Allahım bu telaşları ne çok yaşadık hayatımızda sınavlar uğruna... Neyse ki hepsi geride kaldı diye düşünüyorum. İnşallah sen de diplomanı eline alıp bunları geride bırakırsın en yakın zamanda....