9 Ekim 2011 Pazar

Beni BEN yapan o yer



Çocukken söylediğimiz bir şarkı vardı..

Orda bir köy var, uzakta
O köy bizim köyümüzdür.
Gezmesek de, tozmasak da
O köy bizim köyümüzdür.

Orda bir ev var, uzakta
O ev bizim evimizdir.
Yatmasak da, kalkmasak da
O ev bizim evimizdir.

Orda bir ses var, uzakta
O ses bizim sesimizdir.
Duymasak da, tınmasak da
O ses bizim sesimizdir.

Orda bir dağ var, uzakta
O dağ bizim dağımızdır.
İnmesek de, çıkmasak da
O dağ bizim dağımızdır.

Orda bir yol var, uzakta
O yol bizim yolumuzdur.
Dönmesek de, varmasak da
O yol bizim yolumuzdur.



Yer: Bulgaristan, Silistra, İskra köyü...
Benim doğduğum büyüdüğüm ev. Her bir köşesi anılarımla dopdolu. 22 yıldır görmedim. İlk kez dün gece güncel fotoları elime geçti. Bakımsızlıklıktan çürümüş ama her haline yeniden aşık olduğum benim için kutsal bir yer. Geceden beri her karesine dönüp dönüp defalarca bakıyorum.



Öyle özlemişim ki anılarımı film karesi gibi bir bir geçti gözümün önünden.

Kuzenim Erbil abimle göle yaptığımız kulübe. Aynı göle beni düşürmesini.
Babamın eski evini.
Babaannemi uyutup, çocuk halimizle dört kuzenin bindiği motosiklet turunu.
O yıllarda dedemin, babam, amcamın bağlılığı yaşadıkları ve yaşattıkları saltanatı.
Dedemin köyde aldığı ilk renkli televizyon ve araba cakasını.
Dedemin bahçesindeki dev serayı.
Ablamın pişirdiği makarnayı, annem kızmasın diye bana yedirip yedirip hazmetmem için o ağaçların altında beni koşturması.
Arka bahçedeki arı kovanına taş atıp beni ısırmaları.
Bir dönüm yerdeki tüm yeşil biber ve domatesleri toplayan ablam ve Erbil abim yüzünden babaannemin hepimizi dövmesini.
Beni bir türlü sevemeyen, gördüğü yerde kabararak kovalayan hindiyi.
Bahçedeki fındıkları.
Avludan atlarken kırılan bacağım.
Meyve ağaçlarını, en çokta kiraz ağcının altında ciğerci kedileri gibi ağaçtaki ablamdan atmasını beklediğim kirazları.
Babaannem ve dedemin anıları. Fakirlikten bugüne gelişleri.
Bağ bozum zamanlarını. Yapılan ev rakısı ve şarapları.
Ormandaki kuzu çevirmeleri.
Anne ve babamın acı kaybı Ahmet abimin vefatını.
Gizli gizli yapılan ibadetleri. Gizli kutlanan bayramları, kesilen kurbanları.
Benimde son yıllarında şahit olduğum soy kırım, işkenceleri.
Değişen isimleri. Benim adım Nora idi.
Babamı oturttukları elektrikli sandalyeyi. Öldü diye bırakıp Rabbimin onu bize bağışladığı o yılları.
Annem ve Babamın Türkiye' ye gelebilmek için verdikleri mücadeleyi.
Ama buna rağmen anılarımla dopdolu nicee yıllar....



Düşünüyorumda duyanın neresinde ne kadar iyi şartlarda yaşarsan yaşa insan anılarından kopamıyor. Beni ben yapan o yerde yeniden olmak için neler vermezdim.
Kim bilir belki bürgün.... aynı yerde...

10 yorum:

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

geçmişten parçalarını anlattın ya Nurgülcüm...görüyorum ki hala capcanlılar
üzüldüm, hüzünlendim, duygulandım:(
bir tuhaf oldum
ne diyeceğimi bilemedim aslında
belki birgün...kimbilir?
ama inşaAllah

sevgiyle...

Nurgül dedi ki...

Hiçbirşey aynı olmayacak biliyorum ama inşaAllah be Aynur

AYÇA dedi ki...

:( İçim bir garip oldu. Ne güzel anlatmışsınnn...

Sishyphos dedi ki...

Eşim benzer şeyleri yaşamış. İçim acıdı...

Sevgi dedi ki...

canım benim.. nasılda hüzünlü bir yazı olmuş.. eskiye dönmek zor.. keşke öyle bir şey yapabilsek..

bahriye-krm dedi ki...

nurgül'cüm ben de kırcali doğumluyum...yazdıkların,özlemin hiç yabancı gelmedi...tüm bu üzücü olaylar yaşanmış olsa bile imkanın varsa gitmeni tavsiye ederim...orası bizim çocukluğumuz...resimler sana bu güzel anıları hatırlattı ise,gidip orda nefes almak,bire bir görmek kim bilir daha neler hissettirecektir...

ebru özgün dedi ki...

Umarım anılarınızı tekrar aynı yerde bir daha yaşarsınız.

Ahu dedi ki...

İnşallah diyelim :)

Alev Özkan dedi ki...

Ne de güzel anlatmissin. Ama cok çileler çekmilmis. Ben de o dönemlerde orda yaşadığım icin cok iyi anlıyorum. Ben yılda bir gidip görmeye çalışıyorum anneannem dayım halam kuzenlerim var. Senin de en kısa zamanda gidip görmeni dilerim. takibe aldım. Sevgiler :)

turkuaz kıyılar dedi ki...

Aslında yazınizda cok güzel anılarda var ama çekilen acılar unutulmuyor değil mı? Allah bir daha boyle üzücü zamanlar yaşatmasın inşallah...anıların güzel olanlarına tutunup sizi siz yapan yerleri bırakmayın, yavrularinizda aynı degeri vererek büyüsün...babamin vefatında gördüm doğduğu toprakları,doğduğu büyüdüğü evi...ahhh dedim o zaman ne büyük kayıp bunca yıl gitmemek görmemek bilmemek...benim için geç oldu belki ama kızımı topragını bilerek büyütmeyi cok istiyorum...
Sevgiler...